Skip to content

Tekrar merhaba

· English

2016'dan 2026'ya uzanan bir zaman çizelgesi gösteren terminal penceresi, sonunda: hello again

Selam, ben Yiğit.

İlk domainimi 2016’da aldım. AdSense’in altın çağıydı, herkes ve kuzeni site kuruyordu. Ben de kurdum. Açık konuşmak gerekirse hayatımda en çok kodu o dönem yazdım. Bir şeyi çözmek için forumları eşelemek, gece yarısı bozulmuş temayla uğraşmak, sabahın dördünde “tamam, oldu” demek. İyi zamanlardı.

O zamanlar yazdıklarımın çoğu web işiydi. Sonra işler büyüdü, yazılım mesleğim oldu, webin epey dışına çıktım. Ödeme sistemleri yazdım, dağıtık sistemlerle boğuştum, mobil uygulama çıkardım, oyun tarafına bile bulaştım. Hâlâ da bir şeyler yapıyorum. Yani burası hobi köşesi değil. Menüden değil, mutfaktan yazacağım.

Ama kendi sitem hep üvey evlat kaldı. Yıllarca WordPress kullandım; kurdum, tema değiştirdim, eklenti güncelledim, sonra unuttum. Birkaç yılda bir “bu sefer gerçekten yazacağım” deyip siteyi baştan yaptım, sonra yazmadım. Gelenek oldu.

Bu sefer farklı olsun istedim. Siteyi sıfırdan yazdım. WordPress yok, admin paneli yok, güncellenecek eklenti yok. Sadece yazı var. Olacak yani.

2016’da bir gecemi alan şeyi bugün yapay zekâyla yarım saatte öğreniyorsun. 2016 hızında öğrenmek artık boşa giden zaman. Zamanımın çoğu da zaten oraya gidiyor: yapay zekâyla bir şeyler yapmak. Ne kullanıyorum, nasıl kullanıyorum, nerede elimde kalıyor. Yazmayı düşündüğüm şey bu. Uzun zamandır teknoloji topluluklarının içindeyim, orada konuştuklarımızın çoğu orada kalıyor. Bir kısmını buraya taşıyacağım. Bir de çözmesi bir gün süren, anlatması on dakika süren problemler var. Özellikle onlar.

Şunu da söyleyeyim: yapay zekâya benim gibi yazmayı öğretiyorum. Eski araştırma yazılarımı, tezimi, ne yazdıysam verdim. Her turda biraz daha yaklaşıyor. Böyle şeyler deniyorum işte, blog yazmayı kolaylaştıracak gibi duruyor.

Buraya kadar geldiysen hoş geldin. Takip etmek istersen RSS var.

← Tüm yazılar